24 Haziran, bir milat olacak

09.05.2018 10:57 Tüm Yazıları

Bir kez daha seçim sath-ı mailine girdik. Partiler arası ittifaklar kuruldu ve adaylar belirlendi.  Kampanya ve seçim beyannameleri için son hazırlıklar devam ederken, adaylar ‘Er Meydanı’na çıktı peşrev çekiyor.

Seçmenin gözü kulağı verilecek vaat yüklü mesajlarda.

Ancak bütün bunlar yapılırken,  parti ve adayların plan ve projeleri ile yaptıkları vaatlerin karşılığı olup olmadığı veya yapılabilirliği irdelenmeli.

Seçimi kazanabilme uğruna doğrulardan ödün vererek boş vaatlerde bulunan adaylara itibar edilmemeli. 

Seçimi kaybetme korkusu yaşamadan doğrulara sadık kalan, dürüst ve ilkeli adaylara güven ve destek devam etmelidir.

 Çünkü; ülke ve millete hizmet yolunda başlatılan milli projelerin hedefe ulaşması ayrıca kalkınma ve demokrasi ile siyasi istikrarın devamı çok ama çok önemlidir.

Eğer siyasi istikrar yoksa, demokrasi ve insan hak ile özgürlükler zayıflar.

Siyasi istikrar yoksa, yerli ve yapancı sermaye yatırımları durur. Yeni istihdam alanları açılmaz ve kalkınma ile ekonomi yavaşlar.

Siyasi istikrar yoksa, dış müdahaleler ile onların desteklediği bölücü terör örgütlerinin eylemleri ile saldırıları azgınlaşır.

Enflasyon canavarı yeniden güçlenir ve IMF ile uluslararası faiz baronları yeniden sömürü projelerini başlatır.  

Bütün bunların tetiklediği siyasi istikrarsızlık ve kaos ortamı bağımsızlık ve egemenliğimizi tehlikeye sürükler.

“Keşke” , “Eyvah” dememek için bu seçimde tercih bu gerçekler nazari dikkate alınarak yapılmalıdır.

KİM İÇİN VE NE 

İÇİN İTTİFAK? 

Önceki dönemlerde siyasi tarihimizde partiler arası seçimler öncesi ve sonrası çok farklı ittifaklar ve koalisyonlar yapılmıştır.

Bu ittifaklarda fikri temelde birbirine yakın olan partiler arasında yapılırdı. ‘Milli Cephe’ olarak adlandırılan koalisyon hükümetleri bu ittifaklar sonucu oluşmuştu. 

Siyasi ittifaklar, ülke yönetiminin meşru sahibi olabilme adına misyon ve vizyon sahibi kadrolar oluşturulmasına dikkat edilirdi.

Şimdi ise siyaset yapma biçimi değişmiştir. 

İdeolojileriyle vedalaşan ve birbirleriyle fikri anlamda hiçbir yakınlığı olmayan siyasilerin çıkar odaklı ittifaklarına şahit oluyoruz.

Bunların içinde halk tarafından “dört benzemezin ittifakı” olarak sıfatlandırılan “Millet İttifakı” adındaki cephedir.

Bu ittifak, gizli ve kirli pazarlıklar ile ‘Erdoğan Düşmanlığı’ üzerinden yapılıyor olması ise siyasi ahlaksızlıktır. 

‘Güçlü bir Türkiye’ istemeyen dış güç odaklarının hedef gösterdiği Sayın Erdoğan’ı devirmeyi amaçlayan bu kin ve nefret tandanslı işbirlikçi aday ve ittifaka aziz milletimiz asla güvenmez ve ülkenin yönetimini teslim etmez. 

“Erdoğan’ı kazandırma ülke batarsa batsın” diyen “4 benzemez cephesi”ne karşı yerli ve millilerin oluşturduğu ‘Cumhur İttifakı’ bulunmaktadır.

“İttifaklar, yaşadığımız çağın şartları ve Türkiye gerçekleri nazari dikkate alınarak, ülke ve millet yararı gözetilerek yapılmalı” görüşünden hareketle AK Parti ve MHP’nin ortaklaşa oluşturduğu ‘Cumhur İttifakı’, FETÖ üzerinden dış güç odaklarının kalkıştığı ‘15 Temmuz işgal kalkışmasına karşı milletimizin direnişi ve sonrasında oluşan ‘Yenikapı Ruhu’nun devamıdır.

İlkeler ve değerler üzerinden politikalar üreten ‘Cumhur İttifakı’ 24 Haziran seçimleri ile elde edeceği zaferle Türkiye’nin ‘Yeni Sistem’ini uygulama sürecine taşıyacak. 

Bu sistem aynı zamanda Türkiye’yi gelecek yüz yıla hazırlayacak ‘Yeni Türkiye’nin bir yönetim modelidir.

Seçim sonrasında yeni sistemle Türkiye, dış politika, stratejik ve ekonomik alanlarda ivedi kararların alınacağı bir döneme geçilecek. 

24 Haziran, bir milat olacak ve herkes bu yeni dönem için üzerine düşeni yapmak için şimdiden harekete geçmeli.